26 Aralık 2012 Çarşamba

Biyonik Adam Friedel

42'lik Friedel Yine Uzattı ...


Tottenham kulübünden bugün yapılan açıklamada Brad Friedel'ın sözleşmesinin 2014 Haziranına kadar uzatılacağı açıklandı.


Bu haberi okuyunca Friedel'ın futbol yaşamından küçük esintiler sunan bir yazı yazmak isteği uyandı içimde ve bu okuduğunuz cümleler bütününü "kaleme aldım".
Friedel,futbola forvet olarak başlamış ve lise yıllarında uzuun yıllar mesken edineceği kale mevkiine geçiş yapmıştır.Okul yıllarının sonuna doğru Bir kaç kez Premier lig takımlarıyla antrenmanlara çıkmış fakat beğenilmesine karşın çalışma izni alamamasından dolayı bu hayalleri suya düşmüştür.
Fakat o Ülkesinde yapılacak olan 94 Dünya Kupasında boy göstermek istiyordu ve bu hususta Amerikan futbol federasyonu ile kendisini profesyonel futbolcu yapan bir sözleşmeye imza attı.Bu sözleşmeden sonra bonservisi Amerikan futbol federasyonunda olmak üzere 6'şar ay Newcastle United ve Brondby'de geçirdikten sonra, onu tüm avrupadan önce tanımamıza neden olacak imzayı Galatasaray'a attı.
Futbol kariyerinde düzenli olarak oynamaya başladığı ilk kulüp olan Galatasaray'da 95-96 sezonunda 30 maçta sahaya çıktı ve sadece 12 gol yedi ve sezon sonunda Türkiye kupası sevinci yaşadı.
Daha sonra ülkesinde 1 sezon geçirdikten sonra,o bildiğimiz,bitmek bilmeyen Premier lig kariyerine Liverpool'la adım attı ve sırasıyla Blackburn Rovers,Aston Vılla ve halen oynamakta olduğu Tottenham kadrolarında bulundu.
Ayrıca bir anektod : Bir röportajında muhabirin sormuş olduğu
-Yolda.Slipknot gibi sert müzikler dinlermisin ?  sorusuna
- Hayır.Sesli kitap dinlemeyi tercih ediyorum.Şu sıralar "Uçurtma avcısı" ve "Bin Muhteşem Güneş"i dinliyorum.İkisi de harika. cevabını vermiş güzel bi abimizdir kendisi.

                                            
Sözleşmeyi de uzattığına göre bu büyük profesyonelin futbolla olan imtihanı 2 yıl daha sürecek ve ben gibi onu izlemekten bıkmayan futbol tutkunları da onun önünde 2 yıl daha saygıyla eğilecekler...

24 Aralık 2012 Pazartesi

Son Firavun...Saleh Gomaa

Bu gün sizlere ilk tanıtacağım oyuncu genç mısırlı Saleh Gomaa,
futbolseverlerin bu isme şimdilik pek aşina olmadığını biliyorum fakat önümüzde ki 1-2 yıl içinde bu oyuncunun adını bizlere ezberleteceği düşünüyorum.
Oyuncu hakkında araştırma yaparken yabancı forumlarda ondan "Egyptian İniesta" diye bahsedildiğini gördüm, tabi bu benzetme bir hayli iddialı olmuş neticede İniesta gibi futbolcu olmak hiç kolay bir şey değil o sıra dışı bir oyuncu.Neyse biz Saleh'in yeteneklerine,artılarına,eksilerine bir göz atalım.
Saleh Gomaa'nın oyununa baktığımız zaman en belirgin özelliğinin oyunu okuma becerisi olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.Muhteşem bir saha görüşü ve pas yeteneği mevcut kendisinde.
Saleh orta sahanın merkezinde oyun kurucu rolünde oynuyor.İkinci pozisyon olarak ise 4-2-3-1'in forvet arkası olarak da değerlendirilebilir.Bana kalırsa Saleh bu pas yeteneği ve saha görüşü ile,kanat oyuncuları ve ileride ki tek forveti hızlı,defans arkasına sarkmayı seven takımlara müthiş katkı sağlar.
Mevkisinin gerektirdiği hemen hemen tüm özelliklere sahip olmasına karşın tek handikabının mücadele gücünde ki zayıflık olduğunu söyleyebilirim.Fakat bu eksikliği de yaşı itibari ile kapatabileceğini düşünüyorum.
Oyuncu altyapısından yetiştiği ENPPİ kulübünde halen forma giymektedir.
İlk profesyonel maçına 2010-2011 sezonunda Mısır 1.liginde El Gouna karşısında çıkmıştır.Aynı sezon 9 lig maçında daha forma giymiştir.Ertesi sezonda 8 lig maçında görev almış ve 1 gol kaydetmiştir. 
Gomaa,scout ekiplerinin dikkatini ise ENPPİ de görev aldığı bu karşılaşmalarda değil ülkesinin U21 milli takımında gösterdiği başarılı performansla çekmiştir.Bu performansla birlikte Mısır'ın olimpiyatlara katılacak U23 milli takımına davet edilmiştir.
Londra 2012 de Mısır milli takımının çıktığı 3 maçın 2'sinde ilk 11'de görev yapmıştır.
Şu anda markette ki değeri 200.000 euro olarak belirtiliyor.Bu yaşta ve bu potansiyel oyuncuları ülkemizin büyük takımları niçin bünyelerine katıp gelişmelerine katkıda bulunmazlar anlamam.
Artık ülkemideki A2 liginin statüsü de orada bu tip genç yabancı oyuncuları oynatmaya müsaade ediyorken ülkemiz takımlarının bu tip oyuncularla artık parladıktan sonra değil,parlamaya müsaitken tanışmasının tam vaktidir.                                 
                                                                
                                                        Tanıtıcı video

                           


22 Aralık 2012 Cumartesi

Bakkalın Takımı Mesut

Maç "Futbolun katili Türk hakemleri" tezahüratları ve Fenerbahçeli futbolcuların orta yuvarlakta yaptığı arma şovu ile başladı.Fakat saha içinde şovu yapan taraf  Karabükspor cephesiydi.
Maç içinden notlara geçersek,
Karşılaşma 4.dk'da Fenerbahçeli Moussa Sow'un ceza sahası içinde topu ıskalamasıyla başladı.
Bu dakikadan sonra Karabükspor özellikle sol kanattan Shelton'ın taşıdığı toplarla etkili olmaya başladı.
Nitekim Moussa Sow'un ıskasından 1dk. sonra Lua Lua kaleci Volkanla karşı karşıya kaldığı pozisyonu değerlendiremedi.Ardından 7.dk da bu kez Luton Shelton kullanılan kornerde önüne düşen topu üstten auta gönderdi.İlk 10 dk geçilirken Fenerbahçenin tek olumlu yaptığı bir organizasyon dahi yoktu.
13 dk.'ya girildiğinde Fenerbahçe defansının arkasına atılan topta Hasan Alinin hatasıyla İlhan Parlak kaleci Volkan la baş başa kaldı fakat topu çerçeveye atamadı.Dakikalar 18'i gösterirken Christian Baroni kaleyi karşıdan gören bir noktadan Fenerbahçenin ilk yarıda gole tek yaklaştığı pozisyonu yakaladı ve topu yandan auta gönderdi.
Ancak Fenerbahçe takım olarak bir bütünlük gösteremiyordu nitekim Lua Lua'yı bir kez daha kademelerde oluşan hatalardan dolayı arkalarına kaçırdılar ama Lua Lua topu düzgün kontrol edemeyerek pozisyonu değerlendiremedi.
Maçın ilk yarım saatlik dilimi dolmak üzereyken Karabükspor yaklaşık 24-25 m. mesafeden kaleyi karşıdan gören bir yerden serbest vuruş kazandı ve Birol Hikmet vuruşunda top ağları tutan direğe çarparak filelerle tersten buluştu ve stad da soğuk rüzgarlar estirdi.
Karabükspor tüm maç boyunca takım formasyonunda ileri 3'lünün kanatlarında görünen Shelton'ı ve Lua Lua'yı top rakipteyken bir nevi merkez orta saha gibi oynatarak Fenerbahçe orta sahasına çok büyük üstünlük kurdu ve dakikalar 38'i gösterirken Karabükspor aradığı golü Lua Lua'nın orta alanın sağ iç boşluğundan tek başına geliştirdiği atağı eski Fenerbahçeli İlhan Parlak sonuçlandırdı ve Karabükspor'u öne geçirdi 1-0.
Tabiri caizse bu golün sevinci yeni bitmişti ki,Yiğit İncedemir Kuyt'ın ayağından kaptığı topu etkili bir koşu sonrası Lua Lua'ya bıraktı ve o da Volkanı avlayarak skoru 2-0'a taşıdı.
Fenerbahçe cephesi çok kötü geçen ilk yarı sonrası 2.yarıya Selçuk Şahinin yerine Salih Uçanı alarak başladı.Salih Uçan hamlesi 2.yarının başlarında Fenerbahçe'ye daha ileriye doğru pas yapma imkanı sağlasa da pozisyonları bulan Karabükspor 49'da Ahmet İlhan ve 62'de Shelton ile maçı bitirme şansını değerlendiremese de 69'da İlhan Parlak'ın pasında topla buluşan Lomana Lua Lua Hasan Ali'yi geçerek topu filelere yolladı 3-0.
Bu dakikadan sonra Mesut Bakkal, Lua Lua ve Ahmet İlhan'ı çıkarıp oyuna Hamroun ve Hakan Söyler'i alarak oyunu iyice rölantiye aldı ve Fenerbahçe'yi kendi sahasında beklemeye başladı.Sonunda da ligimizde büyüklere karşı her arkaya yaslanan takım gibi golü kalelerinde gördüler 3-1.
Fakat bu çok da önemli değildi.Fenerbahçe bugün hiçbir zaman ortak olamadığı maça golü bulduysa da oyun olarak yine ortak olamadı.83.dakikada Kuyt'ın sol çaprazdan yakaladığı pozisyonu değerlendirememesiyle maç son bulmuş oldu.
Aykut Kocaman'ın gole en ihtiyaç duyduğu dakikalarda bile Stoch'u oyuna almaması da benim yadırgadığım bir teknik direktör tercihiydi.

 Maçın Adamı : Kadıköy deplasmanı öncesi Cernat,Mehmet Yıldız ve Jahic gibi takımın 3 önemli ismiyle yolları ayırdıktan sonra takımını bu denli hazır ve kendine güvenli bir şekilde hazırlamasıyla bana göre Mesut Bakkal oldu.